Ruhun Kadim Coğrafyası ; Beden

RUHUN KADİM COĞRAFYASI; Beden

İstanbul Endless Art Taksim, 2017 yılından bu yana gerçekleştirdiği sergilere bir yenisini ekliyor.  İnsanlığın var oluşundan bu zamana dek bedenin maddesel var oluşu; bilimin, sanatın, felsefenin ve dini inançlarının konusu ve sorusu olmuştur.

Sanatın en temelinde yer alan ruhun ve bedenin, geçirdiği tüm süreçlere bakıldıkça, bedenin yasaklanan görseli, zaman içinde yasaklanan beden formunun kadın olarak algılanmasına da neden olmuştur. Ruhun bedenin dışına taşması ile oluşan sanatın, sanatçının beden coğrafyasının sınırlarını aşarak her bir ruha farklı dokunmasını izleyeceğiz.

 

Sanatçılar; Elifcan Kaner, Deniz Çobankent , Didem Gözalır,Hamid Binandeh, Hilal Çınar,İlyas Arapoğlu, Loya Kader Öztürkmen  ,Muhittincan, Murat Berköz, Nazlı Arman Tatarer, Rana Balca Ülker, Tolga Akmermer, Yağmur Yılan.

 

28 Ekim 2021 Perşembe günü, saat 18.00’de açılışı İstanbul Endless Art Taksim’de gerçekleşecek olan sergiyi sanatseverler yaklaşık iki ay süreyle takip edebilecek.

 

Adres: İnönü, Elmadağ Cd. No:28, 34373 Şişli/İstanbul

Telefon: (0212) 232 80 80

  • 28-Oct-2021 - 28-Dec-2021
B?LET / Rezervasyon

İnşa Edilen Anlam

Küratörler: Buket Bal & Miray Aydın

 

Sanatçılar:

Cansu Sönmez

Çağdaş Erçelik

Hülya Bakkal

Kaan Küley

Vasilisa Chugunova

 

 

Sanatçı kendi zihninde var olan dünyanın  ya da kendine ait bir anlamın görüntüsünü ürettiği eserle izleyiciye yansıtır. Bu tür bir aktarım; aynı zamanda sanatçı ve izleyici arasındaki bir çeşit iletişim yöntemidir.

Sanat eserinin yaratım sürecinde ve öncesinde, üretici gücün yani sanatçının birden fazla tetikleyicisi bulunur. Aynı zamanda bu tetikleyiciler verilen eserde, alt ve üst metinler olarak da karşımıza çıkar. Görünen anlamın yani izleyici bakışıyla yüzeysel anlamın yakalanması, bir noktada gerçek hayatın sanatçının süzgecinden geçirilerek yeniden üretilmesidir.

 Sanatçı kendi varlığıyla ilişki kurduğu her şeyi vereceği esere yansıtma yetkisine ve bu bağlamda tercih edeceği her türlü malzemeyi kullanma yetkisine de sahiptir. ‘’Yansıma’’ metaforu burada bir çeşit aktarımın imgesidir. Bilinçlilik haliyle üretilen eser yine bilinçlilik haliyle izlenir ve izleyicilerin zihninde bir anlam oluşturmaya başladığı takdirde ise söz konusu durum hem bir iletişim yöntemi hem de metaforik bir yansıma olarak adlandırılabilir.

Sergi içerisinde izlemekte olduğunuz sanatçıların her biri farklı anlamları, dünya ve kuvvetleri, çeşitli yollarla ifade etmiş, tavır ve ifade gücü noktasında ise, güçlü ve vurucu bir ortaklığa sahiptirler. İzleyiciye kendi zihinlerinde konumlandırdıkları gerçekliğin yönünü  ve gerçeklik hakkında üretilen argümanlar vesileyle de oluşturdukları; beğenileri, duyguları, görünene bakışı, görmenin biçimlerini ve protesto etmeye değer buldukları fikir ve anlamları yansıtmaktadırlar.

  • 12-Dec-2018 - 12-Feb-2019
B?LET / Rezervasyon

Belleğe Doluşan Tüm Anılar / Hanefi Yeter

‘’GÖRMEK HER ZAMAN ÖZEL BİR KAVRAMDIR,

GÖRÜNENDEN DAHA YOĞUN BİR DENEYİM GEREKTİRİR.’’

 

Sanat eserinin izleyiciyle kurduğu bağ;  görmek , görüneni anılar vesilesiyle deneyimlemekle ilişkilidir.  Bu bağlamda sanat eseri izleyiciyle buluştuktan sonra ortaya çıkan etkileşim sanatçının deneyimleri, izlenimleri ve bunları kendi süzgecinden geçirerek sanat eserine yansıtıyor olmasından kaynaklanır.

Hanefi Yeter, kendine ait bir biçime ulaşmış ve bunu;  gündelik olanla, aşkı, inançları, politika ve felsefeyi heyecanını hiç kaybetmeden sözle harmanlayarak, eserlerinde ise bu fikir ve heyecanı her zaman dönüştürerek, kendini yenileyerek sağlamaktadır.  

1972 yılında Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Bedri Rahmi Eyüboğlu Atölyesi’nden mezun olduğunda, yurt dışı devlet bursuyla, Almanya’ya gitmiş, yüksek lisans eğitimini orada tamamlamıştır. Yıllarca yaşadığı Almanya’da ellinin üzerinde sergi açmıştır. Almanya’nın çeşitli kentlerinde duvar resimleri, seramik cepheleri, mozaik pano ve heykelleri bulunan sanatçının Darmstadt’da ise üç duvar resmi vardır.

Birçok  nesneyi eserlerinde kullanmaktan çekinmeyen Yeter’in malzemeyle kurduğu bağ ise cesurca ve oldukça kuvvetlidir. Eserlerinde farklı malzemeleri kullanma arzusu, yeni ifade yolları peşinden gitme isteği ve sanatçının kendini tekrar etmeme/yineleme arzusundandır. Sanatçının bu arzusu, dönüşen ve değişmekte olan hatıralarla ilgilidir. Bu hatıralar kimi zaman toplumun belleğinde kimi zaman kişisel tarihimizin bir parçasındandır.  Ancak hepsinin ortak noktası Yeter’in bu anıları içinde bulundukları zaman tünellerinin birer parçası olmaktan çıkarmak, bizlere hatırlatmak istemesidir. Kimisiyle yüzleşmemizi, kimisiyle övünmemizi hatta kimisinden utanmamızı ister gibidir, tüm bu ifadenin kuvvetini ise kullandığı malzemeler tamamlar.

 Bizler ise kendi anılarımızdan yola çıkarak, kendi pencerelerimizden bakarak sanatçının bizler için bıraktığı ipuçlarıyla onu tamamlar ve anlamlandırırız.

Yeter’in sanat yaşamının farklı dönemlerine ait eserlerinden oluşan bu sergide, onun süzgecinden geçen, duygu, düşünce ve hatıraları deneyimleyeceğiz.

  • 11-Oct-2018 - 15-Nov-2018
B?LET / Rezervasyon